
Kalemin ilk yazgısıdır… Mürekkebin ilk damlası…Bir meclise girerken alınan giriş belgesi, her söze başlarken dudaktan dökülen ilk cümle…Bir tanışıklık vesikasıdır “merhaba”. Bazen bir anahtar olur; kapıları açar, gönüllere yol bulur.
Herkese merhabalar… Söze böyle başlamak gerek bence. Çünkü bu kelime yalnızca bir selam değil, aynı zamanda evrene, insana ve yaşama duyulan barışın bir ifadesidir.
Bir başka gözle bakabilmektir merhaba; herkese, her kesime, her düşünceye… Karşıtlık üretmeden, ortak evrensel değerleri hatırlayarak, yalanı dışarıda bırakıp kucak açarak, saf bir samimiyetle kucaklaşabilmektir.
Güne başlarken ne olursa olsun önce kendimize, ardından karşımıza çıkan ilk insana “merhaba” diyebilmek… Belki yüksek bir sesle söyleyip karşının dost yüreğine dokunabilmek, belki de sıcak bir elin içine ışık bırakabilmektir.
Ama bazen kendimiz buna hazır olmayız. Yenilmişlik duygusu çöker üstümüze.Vazgeçiş sarar dört bir yanımızı. Alternatif yollar bulamayız, tıkanmış hissederiz. İçimiz daralır, gönlümüz sıkışır, nefesimiz ağırlaşır. Her şey sanki üzerimize kapanır. O an bekleriz bir ışığı, bir çıkışı.
Oysa o ışık çok uzaklarda değil, içimizdedir. O yol zaten bize tanıdıktır. Fakat sorun bizim üzerimizdeyken, gözümüz körleşir, kalbimiz daralır. Başkasına yol gösterebildiğimiz halde kendimizde kayboluruz. İşte o an, buhran bizi içine çeker. Çaresizlik ve umutsuzluk sarmalar. Ve boşluk…
Ama bilmeliyiz ki, hayatın bir yerinde bitişlerin içinde yeniden başlamanın tohumu gizlidir. Yeniden sarılabilmektir hayatın sırrı. Her defasında yeniden…
Ve “merhaba” işte tam da burada devreye girer. Bir tutunma, bir diriliş, bir ışık meşalesi… Önce kendimize söylemeliyiz aynaya bakarak:“Merhaba…”
Kendimize merhaba diyebilmek, güne yeniden doğmak gibidir. İçimizdeki kırıklarla barışmak, karanlıklarımızı aydınlatmaya cesaret etmektir. Kendimizle çözmeye başladığımızda sorunlarımızı, çevremize de farklı bakabilmeye başlarız.
Sonra sıra gelir en yakınımıza, en uzağımıza… Bir telefon kadar yakında olan dostlarımıza, bir adım uzağımızdaki sevdiklerimize… Bir selam, bir dokunuş, bir sarılış… İşte o zaman, “merhaba” yalnızca bir kelime olmaktan çıkar; sevginin, dostluğun, yeniden doğuşun nefesi olur.
Ve belki de tam da şimdi, yaprakların döküldüğü bu mevsimde, içimizdeki yaprakları yeniden yeşertecek bir zaman diliminde, “merhaba” demenin vaktidir.

İyilik Hareketi, İnsanın kendini yeniden keşfetmesini, içsel gücünü hatırlamasını ve hayatla daha sağlıklI bir bağ kurmasını amaçlayan bir kişisel gelişim ve sosyal dayanışma hareketidir. Temelinde yargılamadan dinlemek, koşulsuz kabul, bilinçli farkındalık ve insana değer verme anlayışı vardır.
